EDİTORYAL

kemalbeysmll

 

Aydınlık Günlere Doğru İlerliyoruz

2020 yılının son çeyreğinde, pandemi ile kıyasıya bir mücadele içindeyiz. Bu sürecin etkilerini en aza indirecek önlemleri hayata geçirerek, asla üretimden taviz vermeyen bir yaklaşımla yüzümüzü gelecek güzel günlere dönüyoruz. Karamsarlığa kapılmayıp rasyonel çözümler üretiyoruz.

Win&ARTProje Dergisi olarak yeni sayımızda, firmalarımızın pandemi döneminde yaşadıkları zorlukları, bunların aşılması noktasında sergiledikleri üstün performansı, pandemiye rağmen elde ettikleri başarıları onların gözünden sizlerle paylaştık. Normalleşme süreciyle yeniden firma ziyaretlerimizi gerçekleştirerek, sosyal mesafe kuralları çerçevesinde hasret giderdik.

Firmalarımızın röportajlarının yanı sıra sektörümüzün öncü kuruluşlarının değerlendirmelerini sayfalarımıza ekledik. Türkiye’de bilimin gelişimi yönünde öncü adımlar atan TÜBİTAK’ın çalışmalarını, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin USTA röportajımızla sayfalarımıza taşıdık. Sektörümüzün öncü kuruluşlarından İDDMİB’in her sene geleneksel olarak düzenlediği İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri’nde üstün başarı gösteren firmalarımızın farklı kategorilerde aldıkları ödüllere, haberlerimizde yer verdik.

15 yıldır aralıksız olarak sizlerle buluşturduğumuz Win&ARTProje / ALU&Art Dergilerimizi hazırlarken bir yandan da yayıncılık ve reklamcılık alanlarındaki köklü tecrübesinden ilham alarak faaliyete geçirdiğimiz AKD Kurumsal Danışmanlık firmamızın yapılanma süreci içerisinde olduk. 15 yıldan bu yana şirket ve kurumların kurumsal iletişim çalışmaları çerçevesinde ihtiyaca yönelik çözümler üreten firmamız, bu yapılanma sürecinin ardından yepyeni bir yüze kavuştu. Kurumsal iletişimin tüm alanlarına dokunan AKD Kurumsal Danışmanlık olarak çözüm odaklı hizmetimizle şirket ve kurumlara markalaşma, kurumsal kimlik çalışmaları, sosyal medya yönetimi, Google SEO çalışmaları, dijital pazarlama, prodüksiyon, promosyon ve organizasyon gibi hizmetler sunarak iletişim dünyasının tüm dinamiklerini yeniden tanımlıyoruz.

Pandeminin yarattığı zorlukların aşılması noktasında soluksuz sürdür-düğümüz mücadelenin 2021 yılı için güçlü bir temel vazifesi göreceğine inanıyoruz. Bu kapsamda, yeni yıla sayılı günlerin kaldığı bugünlerde, 2021’in ülkemiz için hayırlara vesile olmasını, aydınlık günleri getirmesini temenni ediyoruz.

Sağlık, mutluluk, huzur ve başarılarla dolu bir yıl dileriz.

 

 

imza


E - DERGİLER

 

           

karakalemCephe Danışmanlığının Öncü Firması; Karakalem Cephe Danışmanlık

Karakalem Cephe Danışmanlık Firmasının Kurucusu Nevin GÜNEY TOK ile Cephe Akademi’den, GÜNEY’in akademik geçmişinden ve sektör için eğitim kanalının ne kadar gerekli olduğundan bahsettiğimiz bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

 

karakalem 81a

Öncelikle çok teşekkür ediyoruz, dergimiz yayına başladığı günden itibaren bize destek veriyorsunuz. Bize Cephe Akademi’den bahseder misiniz?

Evet, derginize 2007’den beri destek vermeye çalışıyorum. Ben eğitim ve öğretime fazlasıyla önem veren ve bu anlamda alaylıların da okullu olabileceği bir yapının oluşmasını ve herkesin bilgiye rahatlıkla ulaşıp eksikliklerini tamamlayabilecekleri bir ortamın oluşmasını diliyordum. Yıllarca bunun için yeri geldi köşelerde yazılar yazdım, yeri geldi üniversitelerde konuk eğitmen olarak seminerler verdim, konferanslara konuşmacı olarak katıldım; ama idealim bunun sürekli bir eğitim alanına dönüşmesi ve yeni gelen neslin okullarda öğrendikleri bilginin % 80-50’sini sahada, cephe sektörü olduğumuzu düşünürsek bu sektör içerisinde kullandıkları yetişmiş elemanlarla sektörün daha da gelişeceğine inanıyorum. Bu anlamda ALUTEAM’in de sistemin Ar-Ge’si olması ve cephelerde kullanılan baş elemanın alüminyum olması, alüminyum sektörü içindeki gelişmelere ayak uydurabilen firmalarla uyduramayan firmalara destek verip dengeyi oluşturması için yarattığı ALUTEAM, eğitim kanalına da destek verdi ve onlarla yollarımız, sizinle nasıl kesiştiyse öyle kesişti.

İlk başlarda ayda 2-3 seminer vererek hem sektördeki insanları kaynaştırmak, hem de konusu dışındaki ancak sektöre ait olan bilgileri herkese anlatabilmek adına küçük seminerler düzenleniyordu. Bu, uzun vadeli nasıl olur diye düşünürken, Cephe Akademi fikrini ortaya attım. Şu anda Cephe Akademi ilk mezunlarını vermek üzere. 150 saatlik bir çalışma ortamı içerisinde, 15’e yakın eğitmenin olduğu bir akademi Cephe Akademi. Dikkat ettiğimiz konu sektörün içerisinde yeterince referansları olan, alanında duayen diyebileceğimiz, hoca kalitesinde eğitimler verebilecek, hem sektörün içerisinden, hem de akademisyen olarak da çalışan sektör paydaşlarını aramızda görmekti. Onlar da sağolsunlar, bize destek oldular. Biz de ilk mezunlarımızı bu mart ayının başında veriyoruz. Ama hedef elbette bu değil. Hedef, bu üniversiteyi teknikerlik, mühendislik çatısı altına sokabilmek. Bunun için de tabii ki şu andaki mevcut potansiyeli değerlendirerek ilerletmek. Bu anlamda Cephe Akademi bir müfredat oluşturdu. Bu müfredatı öğrencilerin uygulamalarına soktu. Hem öğrencilerin sektörden beklentileri, hem de eğitmenlerin derslerde bilgiyi nerede ve nasıl vereceğiyle ilgili deneyim kazandığı bir süreç oldu ve bu deneyimi 2. eğitim içerisinde daha da geliştirerek daha da ilerleteceğiz. Şimdiye kadar bu anlamda, bizimki gibi bir müfredat yok. Mimarlık ya da mühendislik fakültelerinin müfredatları birbirini besliyor; ama cephe mühendisliği ya da teknikerliği olmadığı için bunun müfredatı yok. Hem ALUTEAM ekibiyle, hem de Karakalem olarak benim vermiş olduğum destekle bu müfredat oluştu. Sektörü bilen, piyasayı tanıyan arkadaşlarla konuştuğumda da bunların çok besleyici ve yararlı olduğunu, her uygulayıcının bu safhadan geçmesi gerektiğini söylediler. Şu anda mezun olacak arkadaşlarla yapmış olduğumuz anketlerden de memnuniyetlerini, sektörün içerisinde olmalarına rağmen bilmedikleri şeyler olduğu ve bu yolla öğrendiklerini öğreniyoruz.

 

karakalem 81b

Siz eğitim veriyorsunuz ama aynı zamanda eğitim de alıyorsunuz. Bize aldığınız eğitimden bahseder misiniz?

Tabii ki! Sektör değişiyor. Artık sadece alüminyum ve cephe işleriyle bitmiyor. Alüminyumla camla ilerleyebildiğiniz noktada bir hedefiniz var. Avrupa Birliği içerisindeki en büyük hedef, karbonsuz hayat, enerji tüketimi, enerjiyi minimumda nasıl kullanırız, nasıl dengeleriz, cephelerde nasıl minimumda harcarız ve maksimumda kazanım sağlarız gibi konular. Ben de bunun üzerine Bahçeşehir Üniversitesinde Enerji Politikaları ve Enerji üzerine yüksek lisansımı yaptım. Evet, biz cephede mimari tasarımlar içerisinde bunlara dikkat ediyoruz; ama birtakım kanunlar çıkıyor ve bu kanunlar aslında bizi bağlıyor. Yatırımcılar, sanayiciler, üreticiler, uygulayıcılar da aynı şekilde bu kanunlardan etkileniyorlar ve kanunlar çerçevesinde yapılanmak mecburiyetindeler. Çünkü bunların teşvikleri var. bu teşviklerle halka inebilen ve enerjiyi ne kadar az kullanarak nasıl verimlilik sağlarız, sürdürebilirlik sağlarız; bunları iyi öğrenebilmek, geliştirebilmek için yüksek lisansımı tamamladım. Şimdi sırada doktora var.

Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1994’ten beri alüminyum sektörünün içerisindeyim. İlk başladığım yer Feniş Holding, Akmerkez projesidir. Kendimi şanslı hissediyorum ki böyle çok güzel ve büyük bir projeyle sektöre adım attım. Daha sonra da hep böyle güzel projelerde yer aldım. 1997 yılında Körfez Savaşı başladı ve bu savaşın bize etkileri bir yerde iyi oldu, bir yerde kötü oldu. Körfez Savaşı’yla biz yurtdışına açılma zorunluluğu hissettik ve o dönem içerisinde ben de yurtdışına açılan, yurtdışıyla ilişkili olan, hala Amarika için dev bir şirket olan Karmir Firmasının Türkiye’deki çalışma partneri Endem İnşaata geçtim. Şimdi iyi ki o dönemi yaşamışım diyorum. Çünkü Amerika’daki bütün projelerimde Karmir bilgilerimi kullanıyorum. Halbuki ben o bilgileri 1997’lerde almıştım. Türkiye’de henüz birçok program oturmamışken, Amerikalılarla yapmış olduğumuz çalışmalarla ben bilgi ve birikim olarak oldukça donanımlı hale geldim. Danışmanlığı da o yıllarda kafama koydum. O dönemde artık sistemin, profesyonel olarak nasıl işlediğini öğrendim. Nasıl birtakım danışmanlık partnerlerimiz varsa cephe konusunda da projelerin bir partnerle yürüyeceğini, Avrupa’nın ve Amerika’nın bunu böyle yaptığını gözlemledim.

2000’li yıllarda İngiltere’ye gittim ve Bath Üniversitesi’nin verdiği cephe mühendisliği sertifika programlarından aldığım destekle, cephe danışmanlığının artık Türkiye’de de olması gerektiğini öngörerek, geri döndüğümde doların da o fahiş krizin olduğu dönem içerisinde Karakalem Danışmanlık Merkezini kurdum. 2001’den beri de Türkiye’deki ilk kurumsal cephe danışmanı olarak ayakta duruyorum.

 

 karakalem 81c

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Son dönemde Türkiye üretim anlamında ilerliyor, üretim anlamında Türkiye’deki tüm uygulayıcılar; Afrika, Amerika, Avrupa ülkelerindeki cephe ve proje işlerine soyunuyor. Ama bir yandan da benim son takip ettiğim projeler artık şunu gösteriyor: Yeni bir sektör daha geliyor. O da renovasyon sektörüdür. Çünkü bir inşaatı yıkmak ve o bölgede yeniden o inşaatı yapabilmek, şimdinin teknolojisiyle iyi olsa bile artık tahammül ve o bakiyelerle çalışabilecek döngülerde değiliz. O yüzden de insanlar renovasyona dönmeye çalışıyor. Renovasyonla ilgili olarak da bence yeni sistemler bunun üzerine gelişmeye başlayacak. Hem cam, hem alüminyum, hem de cephe sektöründe yeni bir kalem geliyor. Bu kalem, cephe sektörü içerisinde eğitim kanalında uygulama bilgisini belli bir oranda bilen birinin artık sektörde olması gerektiğini düşünüyorum. Herhangi bir mühendislik, mimarlık fakültesinden mezun olan bir kişinin cepheyi alaylı bir şekilde, uygulayıcı firmaların içinden geçerek öğrenebileceği bir yapının olmadığını da gösteriyor. Çok yakında daha hassas ve daha ince düşünen detaylar gelmeye başlayacak.

Leader Company of Façade Consultancy; Karakalem Façade Consultancy

We interviewed with the Founder of Karakalem Façade Consultancy Company, Nevin GÜNEY TOK, in which we spoke of GÜNEY’s academic background, and how necessary the educational channel is for the sector.

 

karakalem 81d