Bölgemizdeki Savaşın Orta Doğu, Türkiye ve Avrupa’ya Etkileri; Riskler ve Uyum Stratejileri

Geçtiğimiz günlerde GALSİAD olarak sektörümüz temsilcileri ile geleneksel iftarımızda bir araya geldik. TİM Başkan vekili ve İDDMİB Başkanı Sayın Çetin TECDELİOĞLU da organizasyona katılım sağladı.

Kendisinden güncel süreci yorumlamasını rica ettik. Biraz şaka yollu da olsa şahsıma, “Başkan; iyi mi anlatalım kötü mü?“ diye sordu. Ben de, “Hepimiz pazarın o kadar içinde ve hisseder haldeyiz ki, nasıl anlatırsan anlat, bu sanayici gerçeği zaten yaşıyor sahada,“ dedim. O gün savaş yoktu gündemde. Güzel bir sunum ile geldiğimiz noktayı bizlere aktardı. Özet olarak; Alüminyum sektörü maalesef kan kaybetmiş durumda 2025 sonu itibari ile… Bir tablo ihracatta artışı işaret ediyor; o USD bazında LME ve kurdaki oynamaların neticesi.

Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim, Hürmüz Boğazı’na yönelik olası bir kapanma/kısıtlama riskiyle birlikte enerji yoğun Alüminyum değer zincirini doğrudan etkileyebilecek bir şok potansiyeli taşımakta. Alüminyumun üretimi; elektrik, doğal gaz, lojistik ve finansman kanalları üzerinden maliyetlere yüksek derecede duyarlıdır.

Jeopolitiğin Alüminyuma Yansımaları

Hürmüz Boğazı, küresel deniz yolu, petrol ve LPG/LNG akışının en kritik dar boğazlarından biridir. Enerji akışında yaşanacak kesinti veya sigorta/taşıma maliyeti artışı, maliyet tabanını yükseltir.

Boksit (çıkarma) → Alümina (rafine) →  Primer alüminyum (elektroliz) → Döküm/ekstrüzyon/vals → Bileşenler

Zincirin her halkası; enerji, navlun, sigorta ve finansman koşullarına farklı duyarlılık gösterir. Orta Doğu kaynaklı enerjiye bağımlı ülkelerde elektrik tarifesi yoluyla primer alüminyum maliyeti artması kaçınılmazdır.

  • Lojistik Kanalı

Körfez–Kızıldeniz–Akdeniz hattında risk primi artışı; deniz sigortası (war risk), rerouting, demoraj, liman sıkışıklıkları. Alümina ve külçe/ingot taşımalarında transit süre uzaması ve maliyet artışı getirmesi yine beklenen etkidir.

  • Finansman ve Ticaret Kanalı

Yüksek volatilite, kur ve faiz riskinde artış, LME primleri ve bölgesel fiziki primlerde yükseliş, işletme sermayesi ihtiyacının ve buna bağlı maliyetin artması, yine beklenen süreçlerdendir.

Orta Doğu Alüminyum Ekosisteminde Muhtemel Etkiler

Üretim tarafında enerji sübvansiyonlarına rağmen elektrik arz güvenliği ve gaz/akaryakıt tedarikinin maliyeti kritik hale gelir. Sıcak metalden dökümhane ve hadde/ekstrüzyonlara uzanan akışta, hammadde girişindeki gecikmeler ve stok maliyeti artar. Körfez kaynaklı primer külçe ve slab/billet ihracatında teslim süreleri uzar; CFR fiyatlar artar. Yeni kapasiteler ve pot-modernizasyon kararları ertelenebilir; planlı bakım takvimleri lojistik belirsizliklere göre revize edilir.

Türkiye Alüminyum Sektörü: Etki Analizi

Elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artışlar, primer üretim ve ikincil (hurda geri dönüşüm) proseslerin enerji maliyetini yükseltir. Sanayi tarifelerinde dalgalanma, spot piyasaya bağımlı işletmeler için maliyet öngörülebilirliğini azaltır. Boksit/alümina ithalatında fiyat ve navlun primi artışı, Körfez’den billet/slab tedarik eden hadde/ekstrüzyoncular için teslim süre ve maliyet baskısı oluşur. Alternatif kaynaklara (Batı Afrika, Karayipler, Avustralya, Avrupa) yönelim stok çevrimini uzatır.

Yurtiçi Kapasite ve Rekabet

İkincil alüminyumun (hurda bazlı) görece maliyet avantajı artabilir; ancak hurda fiyatları da küresel ölçekte yükselme eğilimine girebilir.

Yarı mamul ve nihai ürün ihracatında teslimat performansı önem kazanır; Avrupa’ya yakınlık, taktik avantaj sağlayabilir. Otomotiv, inşaat, beyaz eşya ve ambalaj segmentlerinde nihai talep, enerji maliyeti geçişkenliği nedeniyle fiyat duyarlılığı gösterebilir.

Avrupa Alüminyum Sektörü: Etki Analiz

Gaz ve elektrik fiyatlarında yeni tepe riskleri, primer kapasitesini baskılayabilir; marjlar sıkışır. Körfez kaynaklı primer ve yarı mamul akışlarının yavaşlaması, Avrupa’nın iç pazarında primleri artırabilir; Kuzey Amerika ve Asya’dan ikame tedarik arayışı hızlanır.

CBAM ve ETS bağlamında, yüksek karbon ayak izine sahip alternatif tedarike geçiş zorlaşır. Düşük emisyonlu ikincil alüminyuma dönüş hızlanabilir.

Geri dönüşüm kapasitesinin artırılması, uzun vadeli PPA’larla yeşil elektrik temini, stok ve tedarik sözleşmelerinde esneklik maddeleri yaygınlaşır.

  • Boksit: Orta. Deniz navlun ve sigorta artışı etkiler; kaynak coğrafyası çeşitlidir.
  • Alümina: Duyarlılık yüksek. Yoğun taşımaya ihtiyaç duyar; fiyatlar enerji ve navluna çok duyarlı.
  • Primer Alüminyum: Duyarlılık Çok yüksek. Elektrik maliyeti ana belirleyici; LME + fiziksel primlerde dalgalanma.
  • Yarı Mamuller (Slab, Billet, Coil): Duyarlılık, orta-yüksek. Lojistik ve enerji geçişkenliği; teslim süresi kritik.
  • Nihai ürünler: Duyarlılık, orta. Müşteri sektörüne göre fiyat aktarımı/ikame esnekliği değişken.

Fiyatlama ve Primler

  • LME Fiyatı: Enerji şokları ve arz kesintisi beklentisiyle yukarı yönlü volatilite.
  • Bölgesel Primler: Avrupa primlerinin artma eğilimi; MENA kaynaklı fiziksel primlerde risk primi.
  • İşletme Sermayesi: Sigorta, navlun, demoraj ve stok çevriminin uzaması nedeniyle nakit dönüş süresi büyür; finansman maliyeti artar.
  • Yeşil ve sabit fiyatlı elektrik için uzun vadeli PPA anlaşmaları; enerji verimliliği yatırımları (eriyik tutma kayıpları, ısı geri kazanımı, fırın optimizasyonu).
  • Tedarikçi sayısını artırma; “dual sourcing” ve alternatif rotalar (Akdeniz, Karadeniz limanları).
  • Konteyner ve dökme hatlarda forwarder/taşıyıcılarla önceden kapasite rezervasyonu; sigorta kapsamının savaş riski ekleriyle güncellenmesi.
  • Emniyet stoğu seviyelerinin segment bazında kalibre edilmesi; esnek teslim ve fiyat ayarlama maddeleri.
  • LME ve prim riskinin hedge edilmesi; navlun türevleri ve kur riskinin yönetimi.

Ürün Karması ve Pazarlar:

  • Yüksek katma değerli alaşımlara yönelim; otomotiv ve ambalaj gibi daha dayanıklı segmentlerde sözleşmeli satış ağırlığını artırma.
  • Avrupa yakın pazarında teslimat güvenilirliğini rekabet avantajına dönüştürme.

Sürdürülebilirlik ve Finansman:

  • Düşük karbonlu alüminyum sertifikasyonu (ör. ISO 14067 bazlı karbon ayak izi raporlaması); yeşil finansman araçlarına erişim. Geri dönüşüm ve hurda toplama ekosisteminin genişletilmesi; ikincil metalin karbon ve maliyet avantajının değerlendirilmesi.

Hürmüz Boğazı’na yönelik bir kapanma veya ciddi kısıtlama, alüminyum sektöründe enerji ve lojistik kanallarından eşzamanlı bir maliyet ve güvenilirlik şoku yaratır. Türkiye ve Avrupa, coğrafi yakınlık ve sanayi altyapısı sayesinde esneklik geliştirme potansiyeline sahiptir; ancak bu, enerji tedarikinde uzun vadeli anlaşmalar, tedarikçi çeşitlendirmesi, finansal risk korunması ve geri dönüşüm tabanının güçlendirilmesiyle sürdürülebilir hale gelir. Kısa vadede tedarik zinciri görünürlüğü ve finansman yönetimi, orta-uzun vadede ise düşük karbonlu ve enerji verimli üretim parkuruna geçiş belirleyici olacaktır.

Tüm bu süreç bize bir kez daha GALSİAD olarak ne kadar doğru ve gelecek vizyonunu okuyan tespitler yaptığımızı göstermiştir. Birlik içerisinde yapılanları eleştirmekten öte; yok saymak değil destek olmak şimdi bize ne getirirdi? Neden bir LME deposu meselesine bu kadar takılı kaldık, anlayabildik mi şimdi? Eğer ülkemizde bunu oluşturmuş olsaydık, şimdi Orta Doğu’nun ve kısmi olarak Avrupa’nın fiili stokları ülkemizde olacaktı. Elbette savaşın hiçbir pozitif getiri olmaz ama doğru açıdan bakarsak şu anda hazır binlerce ton alüminyum ülkemiz topraklarında ve sanayicimizin kullanımına sunulacak halde olacaktı. Sancılarını çekmeye başladığımız sınırda karbon düzenlemesi; her ne kadar var gücümüz ile çeşitli oluşumlar ve toplantılar içerisinde olmaya çabalasak, sözümüzü ve düşüncelerimizi dile getirsek de; bir federasyon olarak devlet organları karşısında yaptırım ve dinlenme gücümüz çok daha etkin olacaktı. Şimdi demir çelik içerisinde çırpınıp duruyor sektör. Onların güçleri fazla olduğundan, o açıdan yaklaşıyor devlet organları. Biz de çabalıyoruz bu akıntıda sektöre birkaç avantajlı süreç yaratmak için.

Bu süreçlerde tüm sektör emin olsun ki; GALSİAD olarak savaş veren çabalayan yine biziz. Ne kadar eleştirilse de; Türkiye Alüminyum Sektörü adına her platformda sektörü savunan GALSİAD Yönetim Kurulu’na şükranlarımı sunuyorum.

makale ck