“Pimapen; Jenerik Bir Marka Olmanın Sorumluluğu”
Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin ASLAN ile sektördeki kariyer yolculuğunu, “PVC pencere” denilince jenerik marka olmanın sorumluluğunu, 2025 hedeflerini ve 2026 öngörülerini konuştuk.

Öncelikle bize sektördeki kariyer yaşamınızdan bahsedebilir misiniz?
1993 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, çalışma hayatıma sanayi sektöründe başladım. Kariyerimin ilk yıllarında üretim ve operasyon alanlarında görev alarak teknik altyapımı güçlendirdim; aynı zamanda saha deneyimi ve ekip yönetimi konusunda önemli bir birikim edindim.
PVC sektörüne 1997 yılında, o dönem Enka Holding bünyesinde faaliyet gösteren Pimaş A.Ş.’de Teknik Müfettiş ve Eğitimci olarak adım attım. Saha denetimi, bayi eğitimi ve teknik uygulama süreçleri söz konusu dönemde uzmanlaştığım başlıklar oldu. Ardından 1999 yılında Winsa markasında satış organizasyonuna geçerek Grup Liderliği ve akabinde uzun yıllar İstanbul ve Marmara Bölge Müdürlüğü görevlerini üstlendim. Bu süreç; bayi yönetimi ve satış yapılanması açısından önemli bir deneyim kazanmamı sağladı. 2014 yılında Deceuninck’in Ege Profil A.Ş.’nin Pimaş hisselerini devralmasıyla birlikte, sektöre ilk adım attığım Pimapen markasına bu kez Satış Direktörü olarak geri döndüm. 2014- 2023 yılları arasında markanın yeniden yapılanma sürecinde ve bayi organizasyonunun güçlendirilmesinde aktif rol aldım.
Bugün Ege Profil çatısı altında Pimapen Genel Müdür Yardımcısı olarak görevimi sürdürüyorum. Yaklaşık otuz beş yıllık meslek hayatımda teknik bilgi, saha deneyimi ve ekip yönetimini bir araya getirerek sektöre uzun vadeli değer üretmeye odaklandım.
Pimapen markasının sektörde yarattığı değeri anlatır mısınız?
Türkiye’de PVC pencere sistemlerinin gelişiminde öncü rol üstlenmiş bir marka olarak, kategorinin standartlarını belirleyen bir konumdayız. Pencereye adını veren marka olmamız da bundan ileri geliyor. Türkiye’nin ilk PVC penceresiyle başlayan yolculuğumuzda; sektörde ilk TSE ve ISO 9001 belgelerini alan, kurşunsuz profil geliştiren ve Turquality programına giren ilk PVC pencere üreticisi biz olduk. Attığımız her adım, kalite ve güven ekseninde sektörün çıtasını yukarı taşıdı.
Bugün Pimapen, “PVC pencere” denildiğinde akla gelen jenerik markalardan biri. Çünkü sadece pencere üretmiyoruz; yalıtım, sessizlik, güvenlik ve konfor sunuyoruz. 6 odacıklı 80 mm profiller, üçlü conta sistemleri ve gelişmiş cam kombinasyonlarıyla ısı iletim değerini Uw 0,78 W/m²K seviyelerine kadar düşüren sistemler geliştiriyoruz; bu ürünleri Türkiye genelindeki yaygın bayi ve teknik hizmet ağımız sayesinde müşterilerimizle buluşturuyoruz.
Pimapen markası için 2025 yılı nasıl geçti?
2025 yılı yapı sektörü açısından dalgalı ve dikkatli yönetilmesi gereken bir dönem oldu. Böylesi dönemlerin aynı zamanda öğretici ve fırsatlara açık olduğunu da unutmamak gerekir. Finansmana erişim koşulları ve maliyet baskıları sektörün genel temposunu etkiledi ancak deprem gerçeği ve hızlanan kentsel dönüşüm projeleri önemli bir hareket alanı yarattı. Özellikle güvenlik, dayanıklılık ve performans kriterlerinin daha fazla konuşulduğu bir yıl yaşadık. Bu durum, belgeli ve güvenilir markalara olan yönelimi artırdı.
Pimapen açısından 2025 yılı, marka gücümüzün ve tüketiciyle kurduğumuz güven ilişkisinin daha da belirginleştiği bir yıl oldu. Belirsizlik dönemlerinde tüketiciler risk almak yerine bildiği, güvendiği markaları tercih ediyor. Biz de kalite standartlarımızdan ödün vermeden, ürün portföyümüzü doğru konumlandırarak ve yaygın bayi ağımızın gücüyle yılı dengeli ve sağlam bir performansla tamamladık.
2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiğiniz üretim, ihracat, satış faaliyetleriniz hakkında bir değerlendirmede bulunabilir misiniz?
2025 yılında üretim, satış ve ihracat tarafında temel önceliğimiz; dalgalı piyasa koşullarına rağmen sürekliliği korumak ve sahadaki operasyonel gücümüzü kesintisiz biçimde sürdürmek oldu.
Türkiye genelinde yaygın bayi ve satış organizasyonumuz sayesinde, talep yapısının değiştiği dönemlerde dahi çevik hareket edebildik. Üretim planlamasında esneklik sağlayarak, bayilerimizin ve projelerin ihtiyaçlarına hızlı yanıt verdik. Bu yaklaşım, yılı dengeli ve kontrollü bir performansla tamamlamamızı sağladı.
İhracat tarafına baktığımızda ise konuyu parçası olduğumuz yapı olan Ege Profil çerçevesinde değerlendirmek daha doğru olur. Deceuninck Grubu’nun önemli üretim üslerinden biri olan Ege Profil; güçlü üretim kapasitesi ve geniş ihracat ağıyla Türkiye’yi bölgesel bir merkez konumuna taşıyor. Bu yapı içinde Pimapen olarak biz de uluslararası trendleri ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor; iç pazardaki güçlü konumumuzu küresel bakış açısıyla destekliyoruz.

Ar-Ge, inovasyon ve sürdürülebilirlik çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Ar-Ge ve inovasyon, Pimapen’in sektördeki öncü konumunu besleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Pencere sistemlerini yalnızca bir profil olarak değil; profil, cam ve donanımın birlikte çalıştığı entegre bir sistem olarak ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hem yalıtım performansını hem de kullanım konforunu eş zamanlı olarak geliştirebiliyoruz.
Bugün pencere teknolojisindeki ilerleme; profil genişliği ve odacık mimarisinin gelişmesi, yüksek performanslı cam seçenekleri ve çok noktalı kilitleme gibi donanım sistemlerinin paralel biçimde evrilmesiyle mümkün oluyor. Pimapen olarak bu üç ana bileşenin uyumunu gözeterek, uzun ömürlü ve yüksek performanslı sistemler geliştirmeye odaklanıyoruz.
Enerji verimliliği tarafında ise önceliğimiz, daha düşük ısı iletim değerlerine ulaşan ve yapı kabuğunun performansını artıran çözümler sunmak. Pasif ev sertifikalı ürünlerimiz ve sektörde kurşunsuz profil geliştiren ilk marka olmamız, bu alandaki yaklaşımımızın somut göstergeleri arasında yer alıyor. Amacımız, teknik performansı yükseltirken kullanıcıya konforlu ve güvenli yaşam alanları sunmak.
2026 yılı hedef, plan ve beklentileriniz nelerdir?
Pimapen olarak odağımız, yüksek performanslı çözümlerle kullanıcı ihtiyaçlarına daha güçlü yanıt vermek ve marka gücümüzü sahada daha da pekiştirmek olacak. 2026 planlarımız kapsamında; yalıtım, sessizlik, güvenlik ve konfor sunan ürün portföyümüzü geliştirmeyi, cam ve aksesuarla uyumlu sistem yaklaşımını güçlendirmeyi ve bayi ile hizmet ağımız aracılığıyla sahadaki uygulama kalitesini daha da ileri taşımayı önceliklendiriyoruz. Biz geçmişimizle gurur duyuyor; ama gözümüzü gelecekten ayırmıyoruz. Pimapen, dün olduğu gibi yarın da standartları belirlemeye devam edecek.
Sektörümüze ilişkin değerlendirmenizi alabilir miyiz? Sektörümüzü 2026’da nasıl bir gelecek bekliyor?
2026 yılında sektörün daha dengeli bir zemine oturacağını ön görüyoruz. Enerji verimliliği ve yalıtım performansı, pazarda artık yalnızca bir tercih değil; giderek daha güçlü bir beklenti haline geliyor. Bu nedenle pencere ve kapı sistemlerinde yüksek performans sunan çözümlere olan talebin artacağını düşünüyoruz. Sektördeki dönüşümün temelinde ise pencere sistemlerinin bütünsel gelişimi yer alıyor. Profil genişliği ve odacık yapısındaki ilerlemeler, gelişmiş cam teknolojileri ve çok noktadan kilitleme sağlayan aksesuar sistemleri birlikte ele alındığında; hem yalıtım hem de kullanım konforu açısından önemli bir gelişim yaşanıyor. Bununla birlikte, kaplamalı renk seçeneklerinin artmasıyla birlikte estetik beklentilerin de daha fazla öne çıktığı bir döneme giriyoruz.
Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz. Eklemek istediğiniz bir konu var mıdır?
Bu değerli sohbet için Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri’ne ben teşekkür ederim. Pimapen olarak, Türkiye’de “PVC pencere” denince akla gelen jenerik bir marka olmanın sorumluluğuyla hareket etmeyi sürdüreceğiz.