“Vizyonumuz Türkiye’de İlklere İmza Atıyor”

Asaşpen PVC Yurt İçi Satış Müdürü Erdal KARAKAŞ ile; Asaşpen ve bilinen bir marka olmanın ötesinde her zaman yeniliği arayan ve yolu açan bir marka olmanın perspektifini konuştuk.

 

 

asaspen w114 2a,

Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

Uzun yıllar PVC profil sektöründe çalıştıktan sonra, 2016 yılında Ankara merkezli bir enerji firmasında 5 yıla yakın bir çalışmam oldu. Bu firmadan emekliliğime hak kazanarak ayrıldıktan sonra; yine PVC profil alanında yurtdışında faaliyet gösteren bir firmada; özel bir anlaşma çerçevesinde 1 yılı aşan süreyle deneyimim oldu. Son iki yıldır Asaşpen markası Türkiye Satış Müdürü görevinde bulunuyorum.

Markanız ve ürünleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Asaş bünyesinde PVC profil üretiminde Asaşpen ve Veratec markalarımızla sektörde yer almaktayız. Ürün setimizin içinde 52 mm ölçüden başlayarak 60 mm ölçüsünde iki farklı seri; özellikle yurtdışı Fransız ve Hollanda pencere sistemleriyle entegre çalışan 70 mm ölçüsünde Maxi Royal, 76 mm ölçüsünde standart ve orta contalı seçenekleriyle İnova serisi ve 80 mm ölçüsündeki serilerimizle bayilerimize hizmet vermekteyiz. Buna paralel olarak sektörde birçok farklı marka çalışan üretici bayilerin ortak markası ve çözüm ortağı Asaş Panjur ürünlerimiz ve tabi ki sektöre yalıtım konusunda yeni ve farklı bir anlayış kazandırdığımız yeni nesil yalıtımlı İnova sürme sistemini de bunlara eklememiz gerekir.

Asaşpen’i sektörde nasıl konumlandırırsınız?

Asaşpen, PVC profil ve detay çözümlerinde, hem iç pazarda hem de dış pazarda güçlü bir marka konumuna sahiptir. Türkiye’de çoğunlukla Asaşpen markasıyla; uluslararası pazarlarda ise Veratec markasıyla faaliyet gösteren firmamız; uluslararası pazarlarda, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Amerika, Kanada ve Latin Amerika’da geniş bir bayi ağıyla pencere ve panjur üretimi gerçekleştirmektedir. Sahip olduğu yerel ve uluslararası kalite belgeleriyle güvenilirliğini kanıtlayan Asaşpen, yüksek kalite standartları ve yenilikçi çözümleriyle dünya genelinde tercih edilen markalardan biridir. İç pazarda Asaşpen; elinde bulunan sayısız detay çözüm profiliyle bayisini kâr oranı daha yüksek ve fark yaratan alanlarda faaliyet göstermeye teşvik eden, bayilerine kazandıran bir yapıdır.

asaspen w114 2,

Markanızı diğer markalardan ayıran en önemli özelliğiniz nedir?

Markamızı diğer PVC profil üreticilerinden ayıran en önemli özellik; pencere üretiminde kullanılan, mimari sistemlerin en önemli iki ürününe aynı anda sahip olmasıdır. Markamız bünyesinde hem alüminyum kapı pencere sistemleri hem de PVC kapı pencere sistemleri aynı anda üretilmektedir. Bu, Asaşpen bayileri için büyük bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalık markamız adına bir çekim merkezi olarak farklı bir güç çarpanı yaratmaktadır.

Sizce başarılı bir marka olmanın olmazsa olmazı nedir?

Başarılı bir markanın temelinde, sürekli inovasyon, değişen ihtiyaçlara hızla uyum sağlamak ve her zaman daha iyisini hedeflemek yatmaktadır. Bu yaklaşım doğrultusunda Asaşpen; Türkiye’de birçok ilke imza atan vizyonu, tam otomasyonlu üretim süreçleri ve Avrupa menşeli hammaddeleriyle fark yaratmaktadır. İleri teknoloji, dayanıklılık ve estetiği bir araya getirerek kullanıcılarına güven ve konfor sunmakta; sektörde güvenin ve kalite anlayışının simgesi hâline gelmektedir.

Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Günümüz dünyasında sürdürülebilir başarı, güçlü bir Ar-Ge altyapısı ve inovasyon kültüründen geçmektedir. Sürdürülebilir rekabet avantajının asıl kaynağı da Ar-Ge çalışmalarından geçmektedir. Zira zaman içinde üretilen ürünler önemini yitirebilir. Onun için pazarın gelişimini ve insan ihtiyaçlarının yeni trendlerini yakından takip etmek gerekmektedir. Bu durumun gözden kaçırılması, pazarın kaybedilmesine varacak ciddi sonuçlar doğurabilir. İnovasyon literatüründe bu durum, “yetkinlik tuzağı” kavramı ile açıklanmaktadır. Bu tuzağa düşmemek için pazar yakından takip edilmeli, mevcut ve yeni ürünlerle ilgili inovasyon çalışmaları yapılmalıdır. Bu anlamda sektörün ilk Ar-Ge merkezini kuran ve birçok AB projelerine katkı sağlayan Asaş’ın güçlü bir Ar-Ge altyapısı ve kültürü bulunmaktadır. Asaş, Türkiye’de sektöründe en yüksek Ar-Ge harcaması yapan firmadır ve yenilik yapmak adına çalışan fikirlerine açıktır. Bu anlamda gelişimlerini de teşvik etmektedir.

Bir örnek vermek gerekirse; Türkiye’nin ilk yerli Hebe Schiebe sistemi Asaşpen tarafından tasarlanıp pazara sunuldu. Benzer bir şekilde yalıtımlı ilk yerli sürme sistemi olan İnova sürme serimiz, böyle bir çalışma ve düşüncenin ürünüdür. Rakip firmaların bayileri de söz konusu ürünü, dolaylı yollarla Asaşpen bayilerimiz üzerinden temin etmektedir. İnova sürme serimiz gibi PVC profil üzerine alüminyum kaplama çalışmalarımız da sektör için devrim niteliği taşımaktadır. Şartların olgunlaşması halinde bu yeni ürünümüzün sektör dinamiklerini kökünden değiştireceğini buradan belirtmek isterim.

Yine Ar-Ge ekibimizin özgün tasarımı ile üreteceğimiz, farklı bir karaktere sahip yeni pencere kolumuzun tasarımı da bitmiş bulunmaktadır. Bunlara paralel olarak İnova sürme serimizin farklı bir versiyonu ve ayrıca İnova 76 serimizle entegre alüminyum görünümlü yüz kanat profil çalışmalarında da sona yaklaştığımızı buradan müjdelemek isterim.

Bahsetmiş olduğum gibi Asaş, önemli bir kaynağını Ar-Ge çalışmalarına ayırmakta; şirket içi çalışanlarına düşüncelerini sınırlandırmaksızın yarışmalar düzenlemekte; “Bir Fikrim Var” platformunu etkin şekilde çalıştırarak yarışmacıların projelerini ödüllendirmektedir.

asaspen w114 2,

Bayilik sisteminiz ve satış sonrası hizmetleriniz nelerdir?

Asaşpen bayi ağı, nicelikten ziyade nitelik odaklı bir yapılanmadır. Türkiye’nin birçok bölgesinde temsil edilmekle birlikte, kontrollü büyümeyi benimseyen ve marka değerini korumaya odaklanan bir ağ yapısına sahiptir. Bu yaklaşım, sektörde zaman zaman görülen plansız yayılım ve marka imajını zedeleyebilecek çoğalmaların önüne geçmektedir.

Uzun yıllara dayanan bir iş ortaklığı anlayışıyla hareket eden alanında uzmanlaşmış bayilerimiz, Asaşpen’in geniş ürün gamını profesyonel şekilde piyasaya yansıtmaktadır. Sistemimizde yer alan ürün çeşitliliği, yalnızca yetkin ve teknik donanıma sahip kadrolarla etkin biçimde uygulanabilmektedir. Bu sayede Asaşpen bayileri, klasik kapı ve pencere üretiminin ötesine geçerek; Hebe-Schiebe, Panjur, Kış Bahçesi ve Yalıtımlı Sürme uygulamalarında da uzmanlaşarak müşterilerine hizmet vermektedir.

Buna bağlı olarak Asaşpen bayileri, mimari sistemlerde sundukları ürün çeşitliliği ve kalite düzeyinin sektörde özel bir konuma sahip olduğunun farkındadır ve bu ayrıcalığı gururla taşımaktadır. Bizim ürünümüz nihai bir ürün -yani kısaca raftan satılan bitmiş bir ürün olmadığı için- satış sonrası değil, mevcut veya yeni bir ürünün piyasaya çıkarılması öncesinde satış öncesi eğitime tabi tutulurlar.

asaspen w114 3,

Son dönemde Asaş olarak mimari ürün grubunuzda oldukça dikkat çekici adımlar attığınızı görüyoruz. Yeni showroom yatırımlarınızdan biraz bahseder misiniz?

Evet, bu yıl mimari ürün gruplarımıza olan ilgiyi ve iş ortaklarımızla etkileşimimizi güçlendirmek amacıyla İstanbul ve İzmir’de olmak üzere iki yeni showroom açtık. Asaş olarak bu showroomları yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz alanlar olarak değil; aynı zamanda ilham veren birer keşif noktası olarak tasarladık. Burada sergilediğimiz ürünlerle amacımız, projelere değer katan çözümler sunmak ve her ürünümüzle tasarımcıların ilhamının bir dokunuşu olmak.

Yeni showroomlarımızda; PVC Kapı ve Pencere Sistemleri, Alüminyum Mimari Sistemler, Alüminyum Kompozit Panel ile Panjur Sistemleri ürün gruplarımızı yakından inceleme fırsatı sunuyoruz. Ziyaretçilerimizi tasarımın ve teknolojinin buluştuğu bu ilham rotasında ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Sektörde ileri bir süreçte ne gibi sorun görüyorsunuz?

Sektörümüzde önümüzdeki yıllarda özellikle üretici bayilerde önemli konsolidasyon yaşanacağını düşünüyorum. Yaşanan yoğun rekabet ortamında küçük işletmelerin hızla sektörden çekilecekleri bir süreç yaşanacaktır. Yetişmiş personel sorunu, işçi ve üretim maliyetleri, vergi yükü bu durumu zorunlu kılacaktır. Avrupa’da çeşitli ülkelerde görüldüğü gibi daha büyük ve organize pencere üretim merkezlerine doğru bir süreç yaşanması muhtemeldir. Bu tarz bir gelişme, profil üretim merkezlerinde riskli yapıların oluşmasına neden olacaktır.

Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Dünyada yaşanacak çok büyük değişimlerin arifesindeyiz. Bugün yaşadığımız anlamda finansal ve ekonomik yapıların tamamının değişeceği yeni bir dünyaya hazırlanmalıyız. Atacağımız adımları, yapacağımız planları bu temel değişim üzerine kurgulamalıyız. Henry MURRAY’ın tespit ettiği gibi “İkarus Sendromu”na kapılmadan gerçekçi ve rasyonel davranıp tevazuyla işimizi en iyi şekilde yapmaya gayret göstermeliyiz. Ayrıca bu keyifli sohbet için Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri’ne çok teşekkür ediyorum.