Ters Eğimli Duvara Tırmanmak ve Çözüm Arayanlar

TV spor kanallarını izleyenler, fotoğrafta görülen sahneleri hemen hatırlayacaktır. Amacım, bu spor dalındaki ters eğimli duvar ve tırmanıcıyı, Türkiye’nin içinde bulunduğu kriz ortamı ve buna çözüm arayanlara benzeştirerek kimi çıkarımlar yapmak.

 

TV’de izlerken dahi insanın avuçlarını terleten ama yine de güvenlik halatı nedeniyle tırmanıcının yaşamsal tehlikede olmadığını bilmenin rahatlığı, maalesef benzetmenin tek uymayan yanı. Bugüne kadar resmi tırmanma yarışlarında yaralanma veya ölüm olmuş mudur bilemem ama; Türkiye sorunlarına çözüm arayanlar için  -eğer bulunamaz ise- aynı rahatlık olamayabilir.

Benzetme de normal değil de; ters eğimli duvar seçilmesi anlatıya heyecan katmak için değil; gerçek durumun içerdiği “açmaz” kilidi ile benzerliği anlatmak için. Tırmanıcı –yani çözüm arayanlar- içinde bulunduğu durumdan yine dengede olabileceği bir duruma ve böyle devam ederek en tepelere kadar gidebilir. Ama ne yazık ki içinde bulunduğu durum ile yenisinin düşme riski yaratmadan eklenmesi gerekir ki; işte bu mümkün değildir. Ters eğim ve yerçekimi ikilisi küçük bir geçiş ânını dahi kullanıp tırmanıcıyı alaşağı eder.

Duvarın fazladan güçlükleri varsa -aynen Türkiye sorunları gibi- bu defa iki veya daha fazla tırmanıcının -çözüm girişimcileri- bir takım halinde tırmanmalarını gerektirir. Ki bunun  birbirlerine yardım amacını taşıdığı bellidir. Bu yardım bazen akıl vererek, bazen güvenliğini sağlayarak olabilir.

Türkiye sorunlarının çözüm girişimlerinde,  örneklerini yıllardır gördüğümüz gibi krizin çeşitli yüzünü oluşturan sorunlar tek tek çözülebilir; ama aynı anda çözülmeye kalkınca birbirine zıt çözümler nedeniyle kriz daha da derinleşir. Ve derinleştikçe, “değer transferi” peşinde olan iç ve dış aktörler, tırmanma duvarının eğimini ters yönde biraz daha artırır.

Bu uzunca benzetme, tırmanıcılardan beklenen birkaç olmazsa olmaz özelliği hatırlatmak içindi. Yaşamlarımız genellikle düz yollarda yürüyerek, zaman zaman da ters olmayan normal eğimli duvarlara çıkarak, merdiven ve asansör kullanarak geçiyor. Buna alışkınız. Fakat bu defa durum farklı. Alışık olduğumuz yöntemle çıkılamıyor. Merdiven vs. de yok. Ayrıca ters eğimli duvar deneyimimiz de yok. O halde bu durumda tırmanıcılardan bazı ek özellikler beklemek gibi bir zorunluk doğuyor.

  • Tırmanıcıların idareli kullanmaları gereken kaynakların başında “zaman” öğesi geliyor. Tutundukları yerde güç kullanarak durdukları için, “zaman” yeni bir anlam kazanıyor. Buna, “değerli zaman” denilebilir. Değerli Zaman’ın hem kendi hem de paydaş tırmanıcı için ayırt edici iki özelliği;

1.       Amaç birlikte veya tek olarak hedefe erişmektir. Ya kendi ya paydaşı ya da ikisi birlikte hedefe varmalıdır. Bu amaçlara hizmet etmeyen her şey gürültüden ibarettir. Tek başına hareket, ancak başarısından tam emin olunan bir tırmanma stratejisi altında kabul edilebilir.

2.       Her saniye değerlidir. Sohbet, genel geçer öneri gibi amaçla kullanılamaz. Mutlaka değer iletişimi amacıyla kullanılmalıdır.

  • En kısa görünüşlü rota her zaman “mümkün rota” olmayabilir. Bu durumda daha uzun ve çok küçük çentiklere (crimp) tutunup birkaç santim hareket etmek, bir sonraki hamleleri kolaylaştırabilir. Bu süreçte terki gereken paradigma, “şimdi ve burada” hedefe ulaşma arzusudur. Tırmanıcılar bu çentikleri görebilmek ve paydaşını oraya sevk etmekle yükümlüdür.
  • Her yarışmanın seyircileri gibi tırmanma yarışının da seyircileri vardır. Seyircilerin tezahüratı, tırmanmaya katkısı olmadığı gibi, tırmanıcıların gönül güçlerini de azaltır. Ama yine de bütün seyirciler içinde işe yarar bir şey söyleyen birileri olabilir. İyi tırmanıcılar, gürültü içindeki bu sinyalleri ayırt edebilirler.

İyi tırmanış dileklerimle…

makale tt